“Kıskanan aşık seviyordur” cümlesi çoğu zaman ilişkilerdeki sorunları örtbas etmek için kullanılsa da kişinin hayatını kısıtlamaya kadar giden kıskançlık, ilişkilerin bitmesine, cinayetlere kadar gidebilecek ciddi boyutlara ulaşabilir. Bu nedenle kıskançlığı ne zaman tehlikeli bir boyut aldığını bilmek gerekir.
KISKANÇLIK NASIL BİR DUYGUDUR?
Kıskançlık, ilişkilerde, sosyal hayatta ve bilimde adı oldukça sık geçen bir konu. Kıskançlık, hem başkalarının sahip olduğuna sahip olma isteği, hem de sahip olduğunu, başkasına kaptırma korkusu, bir ilişkinin veya bir kişinin yitirileceği endişesidir. Günlük yaşamımızda, özellikle ikili yakın ilişkilerde kıskançlık kavramıyla sık sık karşı karşıya geliyoruz. Kıskançlık için, yitirilmek istenmeyen bir kişinin ya da ilişkinin yitirileceği ya da tehdit altında olduğu sanısıyla yaşanan karmaşık bir ruhsal yaşantı, acı verici duygu diyebiliriz.
Kıskançlığın insanın doğasında mı olduğu, yoksa sonradan öğrenilen sosyo-kültürel bir kavram mı olduğu hala tartışılmaktadır. Evrim teorisine göre kıskançlık, kadın ve erkek için farklı evrimsel güçler tarafından şekillenmiş doğal bir tepkidir. Cinsiyet farklılıkları da insanın evrimsel tarihi boyunca karşılaştığı farklı üreme bedelleri ve uyum problemlerine bağlıdır. Evrim teorisine göre, döllenme kadın vücudunun içinde gerçekleştiği için anne çocuğun kendisinden olduğundan emindir, oysa baba bundan hiçbir zaman yüzde 100 emin olamaz. Bu yüzden de partnerinin onu cinsel anlamda aldatması erkeğin ilerde hem onun olmayan bir çocuğa imkanlarını sunması, hem de soyunu devam ettirememesi demektir. Kadının böyle bir problemi olmamakla birlikte, insan yavrusu iki ebeveynin de bakımına ihtiyaç duyduğu için, kadının soyunu devam ettirmesi için o bebeğin yaşaması gerekmektedir. Kadın bunun için partnerinin imkanları ve olanaklarıyla desteğine ihtiyaç duyar. Evrimsel teoriye göre bu yüzden, partnerinin başka bir kadına aşık olup, zaman ve imkanlarını ona yönlendirmesi kadın için bir tehlikedir.
Sosyo-kültürel yaklaşıma göre ise kıskançlık, sosyal ve kültürel bir olgudur. Kişi yaşadıkça, içinde bulunduğu toplumun yarattığı ilişki kurallarına göre kıskanmayı öğrenir. Kendi anne ve babasının ilişkisi o kişinin karşı cinsle ilişkisinde bir model olacaktır. Onların sevgi, saygı, sadakat, kıskançlık tanımlarını öğrenen çocuk, büyüdüğünde kendi ilişkisinde bu tanımlara uygun davranacaktır. Cinsiyet farklılıkları da kadın ve erkek için kıskançlık yaratan durumları ve uygun tepkileri tanımlayan sosyal kurallardan etkilenir.
Kadınlar ve erkekler arasında kıskaçlık derecesi bakımından bir fark aramak anlamlı olmasa da, kıskançlık, tepkileri farklılaşmaktadır. Kadınların, görece daha yapıcı davranıp, alttan alarak, kendi hak ve isteklerinden vazgeçtikleri, erkeklerin ise tehdit ve kaba kuvvetle kıskançlıklarıyla baş etmeye çalıştıkları görülmektedir.
DİĞER HABERLER
Aklını Alırım Diyenlerdenseniz…
Her daim aklında olmak için romantik önerilerimizi uygulayın, pişman olmayacaksınız.
Olayı Akışına Bırakın
Olayı akışına bırakın ve ne düşünüyorsanız, ne hissediyorsanız, partnerinize onu söyleyin.
“Egodan Benliğe: Mutluluğa Giden 9 Anahtar”
“Ben bir aşk gerillasıyım!...”
“Bu Yıl Yeni Yıl Hediyeniz Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye Destek Olsun”
“Avon’dan Çift Ekranlı Makyaj Deneyimi!”
“Çatlaklardan kurtulmak mümkün mü?”
“Şimdi vücudunuza bakmanın tam zamanı!”
“Türkiye’nin Dünyaya Hediyesi Global Wellness Day Cumartesi Günü Kutluyor”
DİĞER ADRESLER
REKLAM
reklam@cosmoturk.com
İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com
TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32












