DEKORASYON

Cosmoturk Haftanın Röportajı: Murat Evgin

Aşk hayatımızı, hem rezil hem de vezir ediyor. Ben şahsen "Aşk"ı kınıyorum :: ) Murat Evgin röportajının devamı okumak için tıklayın!
 
   
 
 
     
Yeni albümün hayırlı olsun. Sevenlerine kendini özletmiştin. Neden ikinci albümü çıkarmadan önce bu kadar ara verdin?

Aslında 99’dan beri üzerinde çalıştığım bir albümdü "İnan Bana" albümü. Ancak deprem ekonomik kriz ve "Baba – Oğul" konser turnesi derken 2003 kısmet oldu. Daha fazla beklememek için "İnan Bana" albümünden bir parça olan "Sevgililer Günü – Sana Kız mı Yok Hocam"ı, Şubat 2003 de single olarak çıkardık. Internette kızlar şarkıyı "Sana erkek mi yok güzelim" diye değiştirip, maillemişler bana da geldi, hoşuma da gitti.

Yeni albümde besteci ve söz yazarı kimliğinin yanısıra seni aranjör yanınla da görüyoruz. "İnan Bana" da çok beğeniliyor. Sen çevrenden albüm ile ilgili nasıl tepkiler alıyorsun?

Artık bir şarkının veya şarkıcının herkes tarafından beğenildiği dönemler geçti. O dönemler Erol Evgin’i, Sezen Aksu’yu, Barış Manço’yu doğurmuştu. Kendi kitlemden iyi tepkiler alıyorum. Ancak beğenmeyen, kıl olan da vardır. Ben de onlara kıl oluyorum:)

Çıkış parçası olan İnan Bana'nın ilginç bir hikayesi varmış. Bize biraz bahseder misin?

Evet, aldığım bir hayran mektubu sonrası yazmıştım. Baş ucunda bir resmimi sakladığını, onunla konuşup, ona ağladığını, sorunlarını anlattığını söylüyordu. Çok etkilendim ve yavaş yavaş bu şarkıyı yazmaya başladım. Hayranlar, yolladıkları mektupların hiç okunmadığını düşünürler ama bak uğruna şarkı yazdığım bile var...

Geçtiğimiz birbuçuk yıl içinde Baba Evgin ile ikinizi sahnelerde bol bol gördük. Baba-Oğul Şov oldukça duyuldu ve çok başarılı oldu. Bu Konserler serisinin senin müzik hayatına ne gibi bir katkısı oldu?

Benim aklımda babamla beraber konser yapmak hep vardı ama ondan önce kendim bir şeyler yapmak istiyordum. 1999 "Beni Ellere Verdin" den sonra 2002’de hadi artık dedik ve baba-oğul ilişkilerini, kuşak çatışmalarını da işleyen konser – stand up karışımı bir show hazırladık. 17 konser verdik beraber. Bana en büyük katkısı; babamın jenerasyonu da beni ve müziğimi tanış oldu.

Erol Evgin ile gerçekten çok güzel bir baba oğul ilişkiniz var. Hem bir baba hem de tecrübeli bir sanatçı olarak Erol Evgin sana müzik çalışmalarında nasıl destek oluyor?

Bir adım atmadan mutlaka birbirimize danışıyoruz. Onun tecrübeleri, benim gençliğim ve yeni akımları takip etmem ortaya iyi bir karışım çıkartıyor. Arada bir de tartışıyoruz tabii.

Senin müzisyen oluşunun yanı sıra bir de İletişimci yanın var. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinde yüksek lisans yapıyorsun. Sence hem müzisyenlik hem de İkinci bir meslek bir arada yürüyebilir mi? Sen gelecekte bu iki meslek hayatı ile ilgili neler yapmayı düşünüyorsun?

Aslında, radyo – tv – sinema ve şu an master’ini yaptığım reklamcılık, müzikle çok uyuşan, içinde müziği barındıran meslekler. Sansasyonel olmadan, "medya maymunu" olmadan sadece müzikle para kazanılmıyor ve hayatımın bir döneminde reklamcılık ya da tv ile ilgili bir şeyler yapmam gerekebilir geçinmek için... Zülfü Livaneli, Erol Evgin, Barış Manço, Yeni Türkü’de iki meslekli sanatçılara iyi örneklerdir. Ama umarım korsan / telif hakları gibi sorunlar çözülür ve sadece müzik yaparak ülkemizde de yaşanır.

Şarkılarında genelde aşkla ilgili hayal kırıklıklarını işliyorsun. Aşk senin için ne ifade ediyor?

Aşk hayatımızı, hem rezil hem de vezir ediyor. Ben şahsen "Aşk"ı kınıyorum:) Ama hep de mutlu şarkı yazamam ki, çok sıkıcı olur, hayal kırıklığı şart...

Şarkılarını yaparken daha çok yaşadıklarından mı yoksa çevrende gördüklerinden mi etkileniyorsun?

Şarkılarımı, yaşadıklarımdan ve bende bir duygu uyandıran olaylardan etkilenerek yazıyorum. Cadde’de ki Selin – Erdem trafik kazası sonucu "Masum"u yazmıştım ve direkt olarak benim yaşadığım bir olay değildi Daha önce Selin – Erdem’i tanımıyordum ama kazanın bizim sokaktan hemen caddeye çıkılan noktada olması, beni sarstı ve "geçtiğin en son sokak bizim sokaktı" diye başlayan "Masum"u yazdım. Düşünsene, iki genç aşık birlikte hayata veda ediyorlar, üstelik hiç suçları yokken ve en son senin sokağından, senin evinin önünden geçiyorlar.

Hayranlarınla aran nasıl? Sana nasıl yaklaşımlarda bulunuyorlar? Arada çılgınlar çıkıyor mu?

Ben hayranlarımı hiç anlamıyorum. Bu kadar az reklamı yapılan, TV’ye az çıkan bir adamı, nereden bulup da hayranı oluyorlar. Onları çok seviyorum. Gençlerin yanında bir de "Ah yavrum, evladım" diye seven teyzeler var.

Bu sene ki konser/sahne aktivitelerin nasıl olacak?

Ekim ayında bir üniversite konser turnemiz olacak. Albümün ilk konserini, geçenlerde Demir Demirkan’la Kemancı’da yaptık.

Çok sıcak bir yaz mevsimine girdik. Senin de taptaze bir albümün var. Albüm promosyonundan arta kalan zamanlarda bu yaz eğlenmek için ve kendin için neler yapmayı düşünüyorsun?

Bu aralar hep koşuşturma içindeyim ve genelde İstanbul’dayım. Albümün yapımcılığını da yaptığım için ofis – Unkapanı arası mekik dokuyorum. Ara sıra Polonezköy’e havuza gidiyorum.

Son olarak Cosmoturk okurlarına söylemek istediğin birşey var mı?

Cosmoturk ziyaretçilerinin genel çoğunlunu bayanlar olduğunu duydum. Bu yüzden hepsini çok öpüyorum : )

Etrafta abuk subuk çok adam var dikkat etsinler : )

Sevgiler.
Murat


Murat Evgin'in Büyük Fotoğrafı için Resmin Üzerine Tıklayınız...



Röportaj: Yasemin Uludoğan



Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU

REKLAM
reklam@cosmoturk.com

İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com

TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32

-->
>