KÖŞE YAZILARI | GÜLAY KOÇ

Çağdaş Sanat ve Türkiye

Müzayede salonlarındaki o ağır ama heyecanlı havayı oldum olası sevmişimdir. (Gülay Koç)
 
   
 
 
     

Müzayede salonlarındaki o ağır ama heyecanlı havayı oldum olası sevmişimdir. Elitist bir insan topluluğunun doluştuğu bu salonlar her zaman heyecanlı, aceleci, dediğim dedik bakışlarla doludur. Ve çoğu kez salondaki herkes teşhire çıkan esere sahip olabilmek için sonuna kadar gitmek ister. Heyecan, kaos ve zafer; üçü aynı anda yaşanır. Aslına bakarsanız işin en can alıcı, en zevkli yanı da işte böyle anlardır.



Son yıllarda Türkiye’de düzenlenen müzayedelerde de resme olan ilgi bir hayli arttı. Özellikle de çağdaş sana alanında düzenlenenler arasında… Çalışmaları 2007 yılına dek on binlerce dolar eden Mübin Orhon’un eserleri son yıllarda yüz binlerce dolara alıcı bulabiliyor. Bunun nedeni bir elin parmaklarını geçmeyen koleksiyoner sayısının artması ve tabii ki sanata olan ilgi.

Bugüne dek yaptığım araştırmalardan edindiğim bilgilere göre, Türkiye’de özellikle çağdaş sanat eserlerinin büyük ilgi görmesinde yeni sanatçılara duyulan ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Öyle ki müzayedelerde adını çok ta bilmediğimiz yatırımcılara, alıcılara rastlamamızın nedeni bu yüzden. Ve tabii ki çağdaş sanatta asıl dönüm noktası geçtiğimiz yıl Antik A.Ş.’nin düzenlediği müzayede yaşandı. Hatırlanacağı üzere ünlü ressam Burhan Doğançay’ın Mavi Senfoni isimli tablosu tam 2.2 milyon dolara satılarak hatrı büyük bir rekor kırmıştı. Bu iddialı satış aynı zamanda yaşayan bir sanatçının elde ettiği rekordu.



Ancak beni daha fazla mutlu eden ünlü koleksiyonerlerin, bu işi layıkıyla yapan isimlerin, açtıkları özel müzeler. Türkiye’nin ilk kez koleksiyoner bir ailenin kendi koleksiyonunu sergilediği bir müzesi bile var: Proje 4L. Ve bu müzenin genç ikinci kuşak yöneticisi Ayda Elgiz’in bir sohbetimiz sırasında “Bu eserler aileme ya da bana ait değil; hepimizin. O yüzden sergiliyoruz” deyişi hâlâ kulaklarımda.

Tüm bunları niye mi kaleme aldım? Malumunuz müzayede mevsimi başladı. Müzayede salonlarında tokmaklar büyük bir heyecanla kalkıp inecek. Bakalım bu yıl hangi rekorlara şahit olup gururlanacağız. Bakalım hangi sanat tutkunu koleksiyonerler bir Mübin Orhon’a ya da bir Burhan Doğançay’a sahip olacak? Ya da kimler doğru sanatçıları keşfedebilecek?

Biliyor musunuz bu da çok önemli. Eğer sanata yatırım gözüyle bakıyor ve on binlerce dolara satın aldığınız bir eseri günü birinde yüz binlerce hatta belki de milyon dolarlara satabilecek öngörüye sahip olmak gerekiyor. Bunun için de tabii ki çok gezmek, yurtdışındaki sanat fuarları, çok okumak gerekli. Eğer bunları yapabiliyor ve yapabilecek zamanı yaratıyorsanız siz gerçek bir koleksiyoner olmuşsunuzdur.

Ve son olarak siz gerçek koleksiyonerlere müzayedelere alınacak bir eserin fiyatının neler bağlı belirleneceğine dair bir ipucu daha: Fiyatı belirleyen en önemli unsur öncelikle söz konusu eserin kalitesi. Nadirliği, iyi korunması ve hatrı sayılır koleksiyonlardan müzayede salonuna ulaşması için daha sonraki aşamalar.


GÜLAY KOÇ
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU

REKLAM
reklam@cosmoturk.com

İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com

TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32

-->
>