SAĞLIKLI YAŞAM

Yemek Yedikten Sonra Midede Geçmeyen Şişkinlik Hissine Dikkat!

Çocukluktan başlayan bilinçsiz beslenme alışkanlığının yanı sıra, sigara ve alkol tüketiminin de tetikleyici olduğu mide kanseri ölümcül bir hastalıktır.
 
   
 
 
     

Birçok hastalığın ortaya çıkmasında etkili olan beslenme şekli mide kanseri riskinin de artmasında önemli rol oynuyor.
Vücudunuz sinyal veriyor olabilir…

Mide kanserinin erken dönemlerinde çok az belirti olabilir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir;

• Hazımsızlık ve mide rahatsızlığı,
• Yemekten sonra şişkinlik hissi,
• Hafif bulantı,
• İştah kaybı,
• Mide ekşimesi
Daha ileri kanser bulgusu olabilecek şikayetler arasında;
• Karın üst veya orta kısmında rahatsızlık,
• Kanlı dışkı,
• Kusma veya kanlı kusma,
• Kilo kaybı,
• Ağrı ya da yedikten sonra midede şişkinlik,
• Halsizlik

İleri yaş erkek grubu risk altında


Mide kanseri hastalarının çoğu 60 yaş ve üzerindedir. Erkeklerde kadınlara göre daha fazla gelişmektedir. Beslenme alışkanlığı önemli rol oynar. Tütsülenmiş, tuzlanmış, ve aşırı tuzlu yiyecekler mide kanseri riskini arttırmaktadır. Sigara içen kişilerde içmeyenlere göre hastalığa yakalanma riski iki kat daha yüksektir.

Midede iltihaba sebep olan durumlar da mide kanserine sebep olabilir. Aşırı kilo ve ailede görülmüş olması da mide kanseri riskini arttırır.

Sebze ve meyve tüketimi, C vitamini alımı, sarımsak ve yeşil çay bu hastalığa karşı koruyucu olabilmektedir.

Beslenme şekli riski artırıyor

Fazla tuz kullanımı, nişasta ve şeker ağırlıklı beslenme, pişen gıdaların uzun süre bekletildikten sonra tüketilmesi mide kanseri riskini artıran unsurlardandır.

Yiyeceklerin saklanış biçimi de mide kanserinin görülme sıklığını artırır. Konserve, salamura veya tütsülenerek saklanan besinlerin tüketimine dikkat edilmelidir.

Besinlerin direkt ısı kaynağı ile temasının olduğu pişirme yöntemler, ızgara ve döner gibi aşırı pişirilmiş ve yanık besinlerin aşırı tüketilmesi mide kanseri sıklığını artırır.

Tanı ve tedavi yöntemleri nelerdir?

En kesin tanı yöntemi endoskopidir. Ucunda kamera olan bir boruyla mideye girilmesinden sonra, gözlemlenen ur oluşumuna biyopsi uygulanır. Kesin tanı koyulması için biyopsi kaçınılmazdır. Hastalığın yaygınlığını belirlemek için, bilgisayarlı tomografi, kemik sintigrafisi gibi görüntüleme metotları kullanılabilir. Mide kanseri, tümörün barsak duvarları içinde ilerlemesi, lenf nodlarındaki tutulum ve uzak organlara yayılmasına göre evrelendirilir.

Tedavi yöntemi seçimi başlıca midede tümörün yeri ve hastalığın evresine bağlıdır. Mide kanseri tedavisi ameliyat, kemoterapi, biyolojik terapi, ya da radyasyon tedavisi gerektirebilir. Bazı hastalar kombine bir tedavi görmektedir.
Mide kanserinde hastanın mide kanseri dışı hastalıklarına bağlı olarak ya da tümörün yayılımından kaynaklanan teknik sebeplere bağlı olarak ameliyat edilememesi dışında, bütün evreleri için seçilecek tedavi yöntemi ameliyattır. Hastaların büyük çoğunluğunda ameliyat sonrası radyoterapi ve kemoterapi tedavisi uygulanır. İlerlemiş yaş ve mide kanseri dışı hastalıkları nedeniyle ameliyat edilemeyen hastalarda ilk tedavi eş zamanlı uygulanacak radyoterapi ve kemoterapi olabilir.



 

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU

REKLAM
reklam@cosmoturk.com

İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com

TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32

-->
>