DİĞER HABERLER

'Şair Ruhlu' bir millet değilmişiz meğer!..

Aziz Nesin’in, “Türkiye’de her üç kişiden dördü şairdir” sözü son yıllarda daha fazla anlam kazanmaya başladı. Evet, hakikaten de öyle; ya şairiz, ya da ‘şair ruhlu’ bir milletiz...
 
   
 
 
     
'Şair Ruhlu' bir millet değilmişiz meğer!..

Aziz Nesin’in, “Türkiye’de her üç kişiden dördü şairdir” sözü son yıllarda daha fazla anlam kazanmaya başladı. Evet, hakikaten de öyle; ya şairiz, ya da ‘şair ruhlu’ bir milletiz...

Arabesk ve lirizm karışımı bir ruh haleti içinde yaşamıyor muyuz zaten!.. Lise düzeyli aşk mektuplarının en şaşaalı yerine kondurulmuş ciklet ambalajlarından devşirilme kafiyeli şiirlerden tutun da; kapağında, -genellikle- saçları rüzgarın esme yönüne bırakılmış sarışın kadın resmi olan “askerin hatıra defteri”ne kadar hep bu “romantik olma/görünme” çabasının peşindeyiz…

Tabii, bütün bunları bize özgü bir ‘alaturka’lıkla yapıyoruz. Alın size taze bir örnek: Anadolu Ajans’ın geçtiği haberi okuyalım: “Bitlis’in Ahlat İlçesi’nde çeşitli noktalara yerleştirilen dilek ve şikayet kutularından aşk mektupları ve şiirler çıktı…” İnsan haklarıyla ilgili halkın dilek ve şikayetlerini bildirmeleri için yerleştirilen bu kutulardan abuk subuk yazıların, şiirlerin çıkması oldukça ironik!..

* * *

Hatırlarsınız mutlaka, birkaç yıl öncesine kadar şiir kaseti yapma furyası yaşanmıştı Türkiye’de. Bakışlarına hüzünlü bir ifadeyi, gözlerine buğulu bir bakışı yerleştiren herkes, soluğu mikrofon karşısında alıyordu. Ve tabiatıyla ortalık, sürüyle sözümona “şair”den geçilmiyordu...

Daha geçen aylarda, “Ben Evleniyorum” evinden birincilikle çıkıp “Türkiye’nin damadı” olmaya namzet Caner “bile” şiir albümü çıkarmıştı; çıkardığı o sese rağmen!..
Gerisini varın siz düşünün...

(Bu arada: şarkı aralarında bağıra bağıra “şiirimsi”ler söyleme gibi tuhaf bir âdetimiz var ki, hâlâ anlamış değilim)…

Yine, geçen gün bir haber ilişti gözüme: Bursa Emniyet Şube Müdürlüğü, seyir halindeki şoförlerin dikkatini çekiyor diye araba arkalarına (bilhassa kamyonlarda) yazılan ‘manidar’ sözcük ve cümleleri yasakladı. Bu da demek oluyor ki, “Liselim”, “Bitanem”, “Canısı” gibi ‘veciz’ sözcükleri; “Sen gökyüzünde doğan güneş / ben ise yeryüzünde bir çilekeş”, “Yolların ve yılların şoförü Astronot Şevki” gibi son derece ‘lakonik’ ifadeleri göremeyeceğiz…

* * *

Ama durun!

Şaşkınlık yaratan bir durum sözkonusu burada: Türkiye’de şiir kitapları satmıyor… okunmuyor… Değerli üstad Hilmi Yavuz’un, “Türkiye’de şiir okuyucusunun 3-4 bini geçmeyeceğini” vurgulaması herhalde boşuna değil..

Şair İhsan Deniz de, gittiği kitap fuarındaki imza gününden hareketle bu konuya değinmiş, Yeni Şafak’taki köşesinde… Bu vesileyle, “Turgut Uyar’ın ölmeden iki yıl önceki imza gününde dokuz kitap imzaladığını” öğreniyoruz. Evet, sadece dokuz! Bir milyon satmış bir şiir albümüne göre oldukça “komik” bir rakam, komik olduğu kadar da “acı”… Kendisinin de, 5. Beşiktaş Kitap Fuarı’ndaki imza gününde dokuzdan az kitap imzaladığını belirtiyor; sevindirici bir durumu belirterek: o da, birden fazla kitap imzaladığı...

Deniz’e göre, “dedikodularla bezenmiş lâf salatalarından mürekkep” kitaplar çok satabilirmiş ancak...

* * *

Ne yapalım işte! Şiirin, şairin; yazının, yazarın kaderidir bu...

Sevgiyle kalın...

ŞAHİN GÜLTEPE
sgultepe@haberx.com


Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU

REKLAM
reklam@cosmoturk.com

İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com

TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32

-->
>