DİĞER HABERLER

Sizin mahallenize hiç hayalkırıklığı uğradı mı?

"Çocukluğumun geçtiği mahallede “perili” olarak nitelendirilen..." İlknur Akgül Ardıç'ın yeni yazısını okumak için tıklayın!
 
   
 
 
     
Çocukluğumun geçtiği mahallede “perili” olarak nitelendirilen, yarısı yanmış, zorla ayakta duran, içi tamamıyla yıkık, duvarları arasından merdivenleri seçilebilen bir ev vardı. Biz bildik bileli ev terk edilmiş olduğu için adını periliye çıkaran olaya yakınen şahit olma şansımız olmamıştı. Aslında bu şerefe mahalleden de kimse nail değildi. Ev ve içinde yaşayanlarla ilgili değişik söylentiler vardı. Bunlardan birinde, birbirini çok seven nişanlı bir çift, (diğer versiyonda bu çift kardeşti) ahşap evde günlerini mutluluk içinde geçirirken; arkadaşlarını misafir ettikleri ve kumar oynadıkları bir gün, büyük bir felaket yaşamıştı. Evde yangın çıkmış, arkadaşları ile birlikte sevdiği kadın da gözlerinin önünde cayır cayır yanan adam delirmişti.

Sözde aklını yitiren adam, neredeyse yarısından daha azı ayakta duran bu ahşap evde yaşıyordu. Adamı hiç birimiz görmemiştik ama nedense varlığına inanıyorduk.

Mahallede yürürken, önüne gelince koşarak geçtiğimiz veya tercihen karşı kaldırımdan gitmeyi tercih ettiğimiz bu ev, aslında hepimizin kahramanıydı. Kimsenin aklına, gerçekten evde kaçık bir adam yaşıyorsa, ne yiyip ne içtiği, hatta nasıl hayatta kaldığı sorusu gelmiyordu. Olsun, o gerçekte var olmasa da bizim gönlümüzde yaşıyordu.

Etrafta kimselerin olmadığı bir gün, bütün cesaretimi toplayıp, üç katlı, camı ve çerçeveleri dahi olmayan, hemen hemen iskeleti kalmış “perili ahşap ev”in önünde durarak, içeriyi inceleme fırsatı buldum. Dakikalarca önümde dikilen yorgun ve hüzünlü ihtiyarı seyrettim. Cesaretimin elverdiği sürece önünde duracak, mahalleliyi korkutan ancak gerçekte herkesin gözünde bir kahraman haline gelen, terk edilmiş bu evin sakinini bir anda olsa görecek, sonra önüme gelene onun varlığını haykıracaktım.

Belki böylece o zavallıyı evden çıkartacaklar, sahiplenecekler, yıllardır doğru dürüst yemek görmeyen karnını bayram ettireceklerdi. Uzak bir ihtimalle, talihsiz adam, gündüzleri yıkık evin içindeki bir delikte saklanıyor, gece el ayak çekilince yiyecek bir şeyler bulmak için çöpleri eşeliyordu.
Dakikalar geçmiş, sabırlı bekleyişimin sonucunda hiçbir şey elde edememiştim. Tabi, adamcağızın o kadar süre içinde kimseye görünmeyip, sadece benim için ortaya çıkacak hali yoktu.

Devamı haftaya...

ilknur@cosmoturk.com
Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU

REKLAM
reklam@cosmoturk.com

İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com

TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32

-->
>