Su insan vücudunun belirli sıcaklık sınırları içinde en sağlıklı şekilde çalıştığını belirterek, aşırı sıcakların fizyolojik dengeyi bozduğunu ve hayati risk oluşturabilecek tabloların gelişmesine neden olabileceğini söyledi.
“Vatandaşlarımız özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında uzun süre kalmamalıdır. Açık renkli, bol ve pamuklu kıyafetler tercih edilmeli, geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Düzenli aralıklarla gölge alanlarda dinlenilmeli ve susamayı beklemeden su tüketilmelidir." dedi.
İnsan vücudu belirli sıcaklık aralığında en verimli şekilde çalışır
İnsan sağlığı açısından hem vücut iç sıcaklığı hem de yaşanılan ortam sıcaklığının belirli sınırlar içinde olduğunda fizyolojik işlevlerin en verimli şekilde çalıştığına işaret eden uzman, “Sağlıklı bir erişkinde normal vücut sıcaklığı genellikle 36,1-37,2 derece arasındadır. Ortalama kabul edilen değer yaklaşık 36,5-37 derece civarındadır. Vücut sıcaklığının 35 derecenin altına düşmesi hipotermi riskini artırırken, 38 derecenin üzeri ateş olarak değerlendirilir. Vücut sıcaklığının 40 dereceyi aşması ise sıcak çarpması ya da ciddi hipertermi açısından yaşamı tehdit edebilecek bir tablo oluşturabilir.” dedi.
İdeal ortam sıcaklığı 20-24 derece arasında olmalı
Yalnızca sıcaklığın değil nem oranının da sağlık açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken uzman, “İnsanların kendilerini en rahat hissettikleri ortam sıcaklığı genellikle 20-24 derece arasındadır. Bunun yanında bağıl nem oranının yüzde 40-60 seviyelerinde olması gerekir. Yüksek nem terin buharlaşmasını engelleyerek sıcaklığın daha fazla hissedilmesine neden olurken, çok düşük nem ise ciltte ve solunum yollarında kuruluğa yol açabilir.” diye konuştu.
İnsan biyolojisi açısından en uygun iklim koşulları neler
Araştırmaların, insan vücudunun enerji harcamadan ısı dengesini koruyabildiği "termal konfor bölgesinin" yaklaşık 22–25 derece sıcaklık ve yüzde 40–60 nem ile hafif hava akımı bulunan ortamlar olduğunu gösterdiğini de kaydetti.
Aşırı sıcaklar vücudun denge mekanizmasını bozuyor
Aşırı sıcakların vücudun ısı düzenleme sistemini zorladığını belirten uzman, “Aşırı sıcaklar, vücudun ısı dengesini sağlayan mekanizmalarını zorlayarak birçok sağlık sorununa yol açabilir. İnsan vücudu terleme yoluyla serinlemeye çalışır; ancak yüksek sıcaklık ve nem oranı arttığında bu mekanizma yeterince etkili olamaz. Ayrıca vücut suyunu tüketerek kurumaya neden olur. Bu hayatı tehdit eden dehidratasyon olarak adlandırılır.” ifadesinde bulundu.
Kalp ve böbrek hastaları daha büyük risk altında
Aşırı sıcaklarda en sık görülen sağlık sorunlarına değinen uzman, “Susuz kalma, halsizlik, yorgunluk ve baş dönmesi, kas krampları, baş ağrısı, düşük tansiyon ve bayılma, ısı bitkinliği ve sıcak çarpması en sık karşılaşılan tablolardır. Bunun yanında böbrek fonksiyonlarında bozulma görülebilir ve mevcut kalp-damar hastalıkları ağırlaşabilir. Uzun süre sıcağa maruz kalmak kronik hastalıkların da alevlenmesine neden olabilir." diye konuştu.
Sıcak çarpması acil müdahale gerektiren bir durum
Sıcak çarpmasının vücudun ısı düzenleme mekanizmasının tamamen yetersiz kalması sonucu geliştiğini belirten uzman, şöyle devam etti:
“Sıcak çarpmasında vücut sıcaklığı genellikle 40 derecenin üzerine çıkar. Şiddetli baş ağrısı, yüksek ateş, bilinç bulanıklığı, sersemlik, bulantı, kusma, nabızda hızlanma, nefes alıp vermede artış, sıcak ve kuru cilt ya da aşırı terleme, kasılmalar ve bilinç kaybı görülebilir. Bilinç kaybı, nöbet geçirilmesi, solunum güçlüğü, şok tablosu veya organ yetmezliği bulguları gelişmesi halinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır."
11.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmalı
Özellikle dış ortamda çalışanlar ve spor yapanların daha dikkatli olması gerektiğini ifade eden uzman, “Vatandaşlarımız özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında uzun süre kalmamalıdır. Fiziksel aktiviteler sabah erken veya akşam serin saatlerde yapılmalıdır. Açık renkli, bol ve pamuklu kıyafetler tercih edilmeli, geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Düzenli aralıklarla gölge alanlarda dinlenilmeli ve susamayı beklemeden su tüketilmelidir. Aşırı sıcak günlerde ağır egzersizlerden kaçınılmalı, güneş koruyucu ürünler de ihmal edilmemelidir.” şeklinde konuştu.
Sıcak havalarda günlük 2-3 litre su tüketilmeli
Sıcak havalarda sıvı tüketiminin büyük önem taşıdığına işaret eden uzman, "Sağlıklı erişkinlerin günde yaklaşık 2-3 litre su tüketmesi önerilir. Yoğun fiziksel aktivite yapanlarda ve dış ortamda çalışanlarda bu miktar daha da artabilir. Susamayı beklemeden su içilmeli, terlemeyle kaybedilen mineraller ayran, kefir veya maden suyu gibi içeceklerle desteklenmelidir." dedi.
Şekerli içeceklerden uzak durulması gerektiğini belirten uzman, "Kafeinli ve alkollü içecekler sıvı kaybını artırabileceği için özellikle aşırı sıcak günlerde tercih edilmemelidir. İdrar renginin koyulaşması susuzluğun önemli bir göstergesidir." diye konuştu.
Risk grupları daha dikkatli olmalı
Yaşlılar, çocuklar, hamileler ve kronik hastalığı bulunan bireylerin sıcak havalardan daha fazla etkilendiğini vurgulayan uzman, "Bu kişiler günün sıcak saatlerinde dışarı çıkmamalı, düzenli sıvı tüketmeli, ev ortamı serin tutulmalı ve hafif beslenmelidir. Kalp, böbrek, diyabet veya solunum hastalığı bulunan bireyler belirtiler açısından daha dikkatli olmalıdır. Özellikle yaşlı bireylerin sıvı alımı yakınları tarafından takip edilmelidir." ifadelerini kullandı.
Klimalar 23-26 derece arasında çalıştırılmalı
Ev ortamında serin kalabilmek için de önerilerde bulunan "Gündüz saatlerinde perdeler kapalı tutulmalı, ev sabah ve akşam serin saatlerde havalandırılmalıdır. Gereksiz elektrikli cihaz kullanımı azaltılmalı, hafif kıyafetler tercih edilmeli ve ılık duş alınabilir." dedi.
Klima kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalara değinen "Klimalar 23-26 derece arasında ayarlanmalı, filtreleri düzenli temizlenmeli ve soğuk hava doğrudan kişiye üflenmemelidir. Ani sıcaklık değişimlerinden kaçınılmalıdır. Vantilatörler ise ortam çok sıcak olduğunda tek başına yeterli olmayabilir. Özellikle yaşlı bireylerde uzun süre doğrudan hava akımı oluşturulmamalıdır." şeklinde konuştu.
Sıcak çarpmasında ilk yardım hayat kurtarabilir
Sıcak çarpması yaşayan kişiye uygulanacak ilk yardımın büyük önem taşıdığını belirten uzman, "Kişi hemen gölge veya serin bir ortama alınmalı, fazla giysileri çıkarılmalı, boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerine soğuk uygulama yapılmalıdır. Bilinci açıksa küçük yudumlarla su verilebilir. Soğuk duş veya ıslak havlu uygulaması da yararlı olabilir." diye konuştu. "Bilinç bulanıklığı, bayılma, konuşma bozukluğu, yüksek ateş, nöbet, şiddetli nefes darlığı, kusmanın sürmesi veya kişinin sıvı alamaması durumunda vakit kaybetmeden acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır." uyarısında bulundu.
Toplumun doğru bilgilendirilmesi de en az bireysel önlemler kadar önemli
Aşırı sıcaklarla mücadelede halk sağlığı iletişiminin önemine dikkat çeken uzman, "Vatandaşlara meteorolojik sıcaklık uyarıları önceden ulaştırılmalı, SMS ve mobil uygulama bildirimleri etkin kullanılmalıdır. Riskli günlerde vatandaşlar sıcak çarpması konusunda bilgilendirilmelidir. Televizyon, radyo, gazete, haber siteleri ve sosyal medya aracılığıyla düzenli bilgilendirme yapılmalıdır. Sağlık kuruluşlarında bilgilendirici afiş ve broşürlere yer verilmeli, belediyeler de dijital ekranlar, toplu taşıma araçları ve hoparlör anonslarıyla vatandaşları bilgilendirmelidir." diye konuştu.
"Mesajların kısa ve anlaşılır olması gerekir. '11.00-16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın', 'Susamayı beklemeden su için', 'Yaşlı yakınlarınızı düzenli kontrol edin', ‘Baş dönmesi, bilinç bulanıklığı veya yüksek ateş gelişirse sağlık kuruluşuna başvurun’ gibi basit ama etkili uyarılar toplum sağlığının korunmasında önemli rol oynar. Aşırı sıcaklar özellikle risk gruplarında yaşamı tehdit edebilecek sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Ancak doğru bilgilendirme ve basit koruyucu önlemlerle toplumun sıcak hava dalgalarına karşı dayanıklılığı artırılabilir.”
Susamayı Beklemeden Su İçin!
Yaz mevsimiyle birlikte etkisini artıran sıcak hava dalgaları, özellikle risk grubundaki bireyler için ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor.
“Yaz Bitmeden Forma Girmenin 10 Yolu”
“Molped Genç Kızları Twitter’da Yakaladı!”
“Özlemek?”
“Rock’n Roll’un devleri buluşuyor”
“Tergan’da romantizm rüzgarları”
“Cihan Hatipoğlu ile “Biz De 90’lar Çocuğuyuz” Her Pazar 12.00’de Kral Pop Radyo’da”
DİĞER ADRESLER
REKLAM
reklam@cosmoturk.com
İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com
TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32












