KÖŞE YAZILARI | BEYZA BAŞAR

Kadınlar ve Görünmez Duvarları

Kadınlar ve görünmez duvarları... (Beyza Başar)
 
   
 
 
     

Kadınlar ve görünmez duvarları…Yavaş yavaş , teker teker tuğlalarını koyduğumuz, her aşamada sitemin, kırgınlıkların, affedilemeyenlerin, unutulamayanların olduğu görünmez duvarlarımız var bizim. Kolay kolay kurulmayan ve kolay kolay yıkılamayan duvarlarımız!…

Kadınla ,anneyle özdeşleşmiştir sabır kelimesi, sabır ama nereye kadar…Hepimizin arkadaşlarıyla, eşiyle, dostuyla, akrabasıyla, iş arkadaşıyla, kendi kanından canından olan aile bireyleriyle , anlaşmazlıkları, sorunları olmuştur. Zaten çok uzak biriyse, hayatınızda çok da yer almıyorsa, olsa da olur olmasa da dediğiniz biriyse silersiniz gider, arkaya dönüp bakmazsınız bile. Gözyaşı dökmezsiniz, üzülüp ağlamazsınız bitip giden ilişkinin ardından gecelerce…

Peki ya canınızdan çok sevdiğiniz kişilerle, artık kangren olmuş, çözümlenemeyen ,tekrar tekrar aynı şeyleri yaşadığımız sorunlar karşısında ne yaparız ? Kararlar alırız, uygularız ya da uygulayamayız ama senelerce biriktirdiklerimizden etrafımıza görünmez bir duvar öreriz. Yüzümüze bir tebessüm yerleştirip hayatımıza devam ederken, soğuk duvarların arkasına gizlenirken aslında bir yandan da göz göze gelmediklerimiz, içimizdekileri görsün isteriz… Neler yaşadığımızı, neler hissettiğimizi, ne kadar kırgın olduğumuzu görsün ve anlasınlar isteriz. Bir şeyler söylesin, yürekten, samimi ,sıcak birkaç cümle, belki yaşananlar için bir özür ama anı kurtarmak için değil, kalpten bir özür…. Dışarıda hiç tanımadığımız insanların gösterdiği ilginin yarısını göstersin, başkalarıyla konuşabildiklerimizin yarısını konuşalım isteriz.

Kardeşimiz varken arkadaşlarımızdan önce onu arayabilmek istemez miyiz, eşimiz varken ,aşkı, sevgiyi, dostluğu onunla paylaşmak istemez miyiz? Ailemiz varken neden başkaları bize daha çok sahip çıksın ki ? Bunları yaşamak için, görülmek için, sevilmek için, ilgi görmek için çocuklar gibi çaba göstererek, özveride bulunarak bir ömür tükettiyseniz ve hala “yedi kat eller” size daha yakınsa işte o zaman görünmez duvarlarınızı örersiniz ve bir daha kimse ama hiç kimse yıkamaz!...

Hani git derken kal demek var ya, hani gülerken aslında ağlıyor olmak, hani dokunma derken, aslında sımsıkı sarıl bana demeyi çok istemek…İşte kadınların hep “söyleyemedikleri, anlatamadıkları, gururları…” yakıyor canlarını da yine de bildiğimizi okuyoruz!

Herkesin farklıdır dışavurumu, farklıdır ifadesi; Kimi sıkıntılarından, dertlerinden kurtulmak için mağazalara atar kendini, kimi dostlarından medet umar, kimi kadehlere sığınır, kimi ilaçlara…Kimisi yazar, çizer, kimisi uykuya kaçarak , yalnız kalarak bulur çareyi. Sonuçta çözümü elimizde olmayan sorunlarımızla dertteyse başımız, yıllarca bekleriz bir ihtimal var diye.Ah o beklenen “umutlar”…Ya böyle geçer gider bir ömür, ya da çok daha önce bitirebilmeliydim sözcükleri dökülür ağızdan, son aynı son, hiç değişmez ki, işte yine geldi oturdu hayatımızın başköşesine fütursuzca “keşke”ler !...

İlişkiler zor , anneyle, babayla, eşle, evlatla,dostla, arkadaşla, kardeşle, kayınvalideyle hiç fark etmez .Kırmadan, kırılmadan, yıpratmadan, yıpranmadan bir dengede tutarak, hep aynı mesafede devam ettirebilmek zor.Ya hep fedakarlık edip hem sağlığınızdan hem kendinizden oluyorsunuz, ya da vurdumduymaz görünüp, iç dünyanızda hesaplaşmayla ömür tüketiyorsunuz. Gerçekten hiçbir şeyi “takmadan” , dertsiz, tasasız, umarsız, bir hayat sürdürülebilir mi , ”Amaaan olumlu düşünüyorum, her şey çok güzel, kim ne yaparsa yapsın, kim ne derse desin, ben keyfime bakayım “ diyerek yaşanır mı? Kadın ve hele de anneyseniz hiç zannetmiyorum !... Ya da ben yapamıyorum…

Sevgiyle kalın,
Beyza Başar Özbay
beyzabasar80@yahoo.com


BEYZA BAŞAR

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU

REKLAM
reklam@cosmoturk.com

İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com

TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32

-->
>