KÖŞE YAZILARI | ITIR SEMA ERTAŞ

Ayakları Üstünde Duran Salak Kadınlar

"Konunun başlangıcı artık her şeyin çok kolay olması ve bu kolaylığın aslında insanların bunu gerçekten böyle istemelerinden kaynaklanmasıydı." Itır Sema Ertaş'ın yeni yazısı...
 
   
 
 
     
AYAKLARI ÜSTÜNDE DURAN SALAK KADINLAR

Çok uzun zamandan beridir ilk defa kendim için bişi yaptım. Pazar günümü çok sevdiğim iki dostumla (Şeniz ve Nur) saatlerce sohbet ederek geçirdim. O kadar uzun zaman olmuştu ki konuşmayalı, saatlerce konuştuk, anlattık, rahatladık, mutlu olduk.

Malumunuz, üç kadın bir araya geldiğinde, hele ki bu üç kadın birbirini anlayan, aynı dili konuşan ve birbirine her zaman her konuda destek olmaya çalışan kadınlarsa, her türlü dert, sır ve dedikodu paylaşılıyor…

Günün konusu ise tabiî ki erkeklerdi…

30’lu yaşlarımızı yaşamakta olan bizler, neden aşkta ve ilişkilerde hep tabiri caize dumura uğradığımız hakkında deriinn deriinn konuşmuş bulunmaktayız ve tabiî ki elde ettiğimiz bir takım lehimize ve aleyhimize sonuçları sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyacağım.

Konunun başlangıcı artık her şeyin çok kolay olması ve bu kolaylığın aslında insanların bunu gerçekten böyle istemelerinden kaynaklanmasıydı. Ne kadar kolay; biriyle tanışırsın, beğenirsin, alırsın ve atarsın. Mağazadan gömlek alır gibi…

Ve bu kolaylık insanları duygusal anlamda tembelleştirir. Çünkü hayatında bir şeylerin kalıcı olması fikri insanı ürkütür. Hayatına bir insan seçmek demek diğerlerinden vazgeçmek demektir. Bütün var olan ya da var olacak olan seçenekleri baştan reddetmek demektir.

Ama tabi bu durum beraberinde başka bir soruyu da getiriyordu; peki yapan nasıl yapıyor? Neden bazı kadınlar, bizim sahip olmak istediklerimize çoktan sahip olmuş oluyorlar. İşte o sırada nur günün kelimesini patlatıyor. “çünkü biz kendi ayakları üzerinde duran salak kadınlarız”.

Dakikalarca güldük ama doğruydu (biraz ağır olsa da)… Evet, aslında birçoğumuz kendi ayakları üzerinde duran ve durmak için olanca gücünü harcayan kadınlarız.

Asla yardım kabul etmeyiz, birinin bize yardım etmek istemesi durumunda dünyanın en ağır hakaretiymiş gibi tepki veririz. Bir yere gidilmişse hemen çıkarıp kendi hesabımızı öderiz ya da ödemek için hamle yaparız. Bizi kimsenin eve bırakmasına gerek yoktur, biz kendimiz gideriz. Hatta evden almasına da gerek yoktur, biz bi taksiye atlar geliriz. Elektrik ve su tesisatından anlarız, evimizde her türlü teçhizat bulunur. Tırnaklarımız kırılacak korkusuyla narin ellerimizi hiç bir şeyden sakınmayız. Koltukların yerlerini değiştirir, yatağımızı pencereye daha yakın bir yere tek başımıza taşırız.

Görünürde korunmak gibi bir ihtiyacımız yoktur. Biz başımızın çaresine bakarız. Baş edemeyeceğimiz bir durum olduğunda gerekli mercilere gider yine kendimiz başvururuz. Elimiz dikiş atılması gereken kadar kesildiğinde ona temiz bir bez parçasıyla tampon yapıp, en yakın hastaneye gideriz.

Kimseyi telaşlandırmayız, bu yüzden kimse telaşlanmaz. Tek başımıza gidip ameliyatlar oluruz, hayatta hep tek olduğumuzu zannederiz, çünkü kimseye ihtiyaç duymamaya programlanmışızdır. İhtiyaç duymak zayıflık diye öğretilmiştir. Ama çok garip, insan acıktığında yemek yemeye ihtiyaç duyar oysa…

Hiç şikâyet etmeyiz, mevcut koşullarda olan biteni anlamaya çalışırız. O an ki durum neyi gerektiriyorsa ona hemen o an da hazırızdır. Mızmızlanmayız… Tadilat için evimize gelen işçilerle de muhatap oluruz, iş hayatının içinde ki aç kurtlarla da... Sevgilimiz olsa bile bunu ona hissettirmeyiz. Çok soru sormayız, içten içe incinsek bile hep anlamaya çalışan, empati kurmaya çalışan oluruz…

İşte sorun burada zaten… napmak lazım??

Çok soru sormak lazım! Aşkııımmm bu neee?? Bu nasıl çalışırrr?? Sen bütün bunları nerden biliyorsuunnn?? Ampul patlamış değiştirir misin?

Pohpohlamak lazım! Sen ne kadar akıllısın… Her şeyi biliyorsun… Ne kadar güçlüsün… Sen olmasan ben napardımmmm…

Belki abartı gelecek ama öyle maalesef. Çünkü güçlü görünürsen, umursanmazsın. Çünkü güçlü görünürsen, zaten her şeyle başa çıkabilensindir. Çünkü güçlü görünürsen, ilgi gösterilmesi gereksiz olansındır…

İşte bu durumda nolur?

Ya hayatına kimse giremez ya da bunu gören adam arkasına bakmadan kaçar. Ne de olsa ihtiyaç sahibi bir sürü akıllı kadın var… Sen ayakları üstünde duran salak bir kadın olmaktan hiç kurtulamazsın…

Not: sevgili dostlarım Şeniz ve Nur, iyi ki varsınız… umarım en kısa zamanda uydu sinyallerinden en doğru noktaya ulaşabiliriz (bu bizim aramızdaki bir espri)

Sevgiler

Itır…
itir.sema@gmail.com



ITIR SEMA ERTAŞ
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU

REKLAM
reklam@cosmoturk.com

İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com

TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32

-->
>