DİĞER HABERLER

Yılkı atları susuzluktan yok mu olacak?

"Karaman'ın Kisecik Beldesi'nde yer alan Karadağ'daki 400 kadar yılkı atı, susuzluk yüzünden yok olma tehlikesi ile karşı karşıya." İlknur Akgül Ardıç'ın yeni yazısı...
 
   
 
 
     
Yılkı atları susuzluktan yok mu olacak?

Karaman'ın Kisecik Beldesi'nde yer alan Karadağ'daki 400 kadar yılkı atı, susuzluk yüzünden yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.

Açıkçası bir dostumla karşılaşıp sohbet edene kadar konu ile ilgili ben de hiçbir şey bilmiyordum. Ancak Karadağ’ın sırtlarında özgürce şaha kalkan, rüzgara savurduğu yeleleri ile insanı kendine hayran bırakan, dayanışmaları ile de herkese örnek olan, yabani ama dost yılga atlarının hikayesini duyduğumda tüylerim diken diken oldu. Volkanik bir dağın sırtlarında yaşam savaşı veren bu atlar, dağın zirvesindeki çeşmenin neredeyse kurumak üzere olması nedeniyle su sıkıntısı çekmeye başlamışlar ve bir dirhem kalan sularının da her an kesilmesi tehlikesine karşı savunmasız; düpedüz telef olmayı bekliyorlar. Karadağ’ın simgesi olan ve özgür yaşamları pek çok insan tarafından belki de kıskanılan bu asil hayvanlar; gün gelip de yaşamalarını sürdürmek için kendilerinin yerine geçmek için can atan insanoğlunun yardımına muhtaç olacaklarını her halde düşünemezlerdi.

Yıllar önce dağa bırakılan birkaç at, bugün yüzleri bulmuş. Karaman Ovası'nın ortasında yükselen ve gizemi hâlâ çözülemeyen Karadağ'ın zirvelerini yuva belleyen bu atlar, pek çok belgesele konu da olmuş. Dağın zirvesindeki çeşmenin kuraklık nedeniyle kuruma noktasına geldiğini ve atların susuz kaldığını söyleyen Kisecik Beldesi Belediye Başkanı Sebahattin Ak, Karadağ’ın belki de eski bir volkanik dağ oluşu yüzünden hiçbir su kaynağına sahip olmadığının, dağın zirvesindeki tek su kaynağının ise bu yıl meydana gelen kuraklık yüzünden kuruma noktasına geldiğinin altını çiziyor.


Tek yol, beldeye yapılacak yardımlarla zirveye su taşınmasını sağlamak. Bunu için muhtemel farklı yollar var. Ancak hepsinin de yolu, belde belediyesine yapılacak maddi ve manevi yardımlardan geçiyor. Dört nala hızları ve büyüleyici güzellikleri ile sadece Karaman’ın değil, Türkiye’nin ender değerlerinden olan vahşi yılka atlarının sadece tarih sayfalarında kalmasını engellemek için devlet, sivil toplum kuruluşları ve vatandaş iş birliğinin bir an önce sağlanması gerekiyor.

Yüzlerce nadir atın yok olmasına seyirci kalmak istemeyenler, Doğal Yaşamı Koruma Derneği, Doğa Dostları ve Hayvan Dostları dernekleri gibi kuruluşlarla veya Kisecik Beldesi Belediyesi ile bağlantıya geçerek, bu doğal katliama dur diyebilirler. Bu konuda Karaman Belediyesi ve Karaman Valiliği’nin girişimleri olsa da, imkansızlıktan dolayı alınan tedbirler elbette çok yetersiz.

Kentin kuzeyinde yer alan ve geçmişte Hıristiyanlar tarafından 1001 Kiliseler Bölgesi olarak isimlendirilen Karadağ’da yaşayan bu nadir atların yok olmasına seyirci kalmak, belki de insanlığımıza da uzaktan bakmak anlamına geliyor. Benim anlattıklarımdan daha fazlasını öğrenmek isteyenler, www.larende.com sitesinden daha ayrıntılı bilgiye ulaşabilirler.

ŞİMDİ “DÖRT NALA” YARDIM ZAMANI…

İlknur Akgül Ardıç
ilknur@cosmoturk.com




Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU

REKLAM
reklam@cosmoturk.com

İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com

TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32

-->
>