KÖŞE YAZILARI | CENGİZ BABAEREN

Medeniyetler Şehri Tarsus

Geçmişte birçok medeniyet ve dine ev sahipliği yapan çok özel bir kent… (Cengiz Babaeren)
 
   
 
 
     

Tarsus’ta ilk yerleşmenin Gözlü Kule Höyüğündeki kazılardan öğrendiğimize göre Neolitik dönemde başladığı ve orta Tunç Çağ’a kadar sürdüğü görülmektedir. Türkiye’nin güneyinde Adana ile Mersin arasında Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden biridir. Geçmişte birçok medeniyete ve dine ev sahipliği yapan bu kent ülkemizin nadide kentlerinden birisidir.

Tarihi ve turistik değerleri (Eshab-ı Kehf Mağarası-Yedi Uyurlar, Hz. Danyal Türbesi, St.Paulus Kuyusu ve Kilisesi, Ulu Camii, Kleopatra Kapısı, Roma Yolu, Roma Hamamı, Gözlükule Höyüğü, Kırkkaşık Bedesteni, Donuktaş v.b.) nedeniyle zengin bir tarihe sahip olup, bazı dini inançlar yönünden önemli bir kenttir. Bu sebeple Hıristiyanlarca da haç yeri olarak kabul edilmektedir.





Tarihi yerleri kısaca ele alacak olursak;

ESHAB-I KEHF MAĞARASI (YEDİ UYURLAR):

Tarsus’un kuzeyinde Dedeler Köyünde olup, Endülüs Dağının eteklerinde bulunan mağara Hıristiyan ve Müslüman’larca kutsal bir ziyaret yeri olarak kabul edilmektedir. Kuran’ı Kerim’in 18. suresi Kehf Suresidir. Bu surenin 9. Ayetinden 27. Ayetine kadar Eshab-ı Kehf mağarasından bahseder. Roma’lılar devrinde Tarsus’un eski adı Ersus’tur. Burada Dakyanus veya Dekyus adında bir hükümdarın altı veziri (Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş ve Şazenuş) vardı. Hükümdarın hak yolundan saparak putperestliğe zorlanmaları neticesinde bu altı vezir “Bizi semavati kainatı yaratan Hz.Allah yaratmıştır. O inandığımız Allah’tan başka bir ilaha yalvarmayız. Yemin olsun biz putlara ilah diyecek olursak bu takdirde biz akıldan uzak , hadden aşkın bir yalan söylemiş oluruz” diyerek kaçarlar. Dağda, Kefeştatayyuş adı bir çoban ve köpeği Kıtmir ile tanışırlar. Endülüs dağındaki mağaraya gelip Cenab-ı Hakk’a niyaz ederler. “Ey Rabbim, sen nezdinde bulunan rahmet hazinelerinden bize bir rahmet, bir hidayet ihsan eyle de düşmanlara karşı bize yardım eyle, hem de kafirlerden ayrılma işinde bize hayır ile selah ver, bu sayede rüşte erenlerden olalım” derler. Cenab-ı Hak dualarını kabul eder ve tatlı bir uyku verir. Bu Eshab-ı Kehf’ler bu mağarada 309 yıl uyurlar. Bir çoban tarafından mağaranın önü açılarak uyanırlar. Bu yedi kişi Allah’ın kudreti ile sır olup görünmez olurlar.







HZ. DANYAL PEYGAMBER’İN KABRİ: Hz.Danyal (A.S.)

II. Babil Kralı Nebukadnesar (M.Ö. 605-562) zamanında yaşamış, bilime olan ilgisi yanında iyi bir idareci olarak tanınmıştır.





ULU CAMİİ.

Camii Kebir veya Camii Nur olarak da bilinmektedir. Caminin ilk evresi Harun Reşit (788) zamanıdır. 833 yılında halife Me’mun vefat ederek caminin doğusuna defnedilmiştir. 962 yılında Tarsus, Bizans’lılar zamanında işğal edilerek kiliseye çevrilir. 1360 yılında Memlükler Tarsus’u ele geçirerek 1362-1363 yıllarında caminin arka bahçesindeki minareyi yaptırırlar. 1573 yılında Ramazanoğulları’ndan Piri Paşa’nın oğlu İbrahim Bey tarafından cami Kırkkaşık Bedesteniyle bütünleştirilir. Caminin köşesindeki saat kulesi 1895 yılında, caminin ortasında bulunan Şadırvan ise 1905 yılında camiye ek olarak yaptırılmıştır.







ROMA HAMAMI (ALTINDAN GEÇME - KEMERALTI):

Roma dönemine ait bir hamam kalıntılarıdır. Yanında bulunan kemer, mahallelere ulaşımı kolaylaştırmak için yapılmıştır. Geçide halk arasında “Altından Geçme” ya da “Kemeraltı”olarak adlandırmışlardır. İki ana bloktan oluşan kalıntılar Doğu-Batı eksenli ve yine ona dik kesen Güney-Kuzey eksenli iki duvar 3 m. kalınlığında ve yaklaşık 9 m. yüksekliğindedir. Kuzey-Batı bölümünün üzeri kubbe ile örtülmüş bir ayvan yer almaktadır. Yapı, moloz taşlarla Opus Sementicum (Roma Betonu) tekniğiyle yapılmıştır.



TARİHİ TARSUS EVLERİ:

Tarsus’un 19. ve 20. yy. da sosyal ve kültürel hayatını yansıtmaktadır. Dar sokakların her iki kenarına sıralanmış evlerin mimarisinde taş, kerpiç ve ahşabın büyük bir uyum içinde kullanıldığı görülmektedir. Tarsus evlerinde genellikle alt katlar işlik, üst katlar ise yaşam alanı olarak düşünülmüştür. Tarihi Tarsus Evlerinin hepsinde genellikle küçük veya büyük bir avlu yer almaktadır. Kapıları ise, nakışla yapılmış yoğun süslemeyle geometrik ve bitkisel desenlerle zenginleştirilmiştir.





Tarsus’taki diğer tarihi yapı ve kişileri bakacak olursak; Bilal-i Habeşi Mescidi, Mustafa Ağa Mescidi, Kubat Paşa Medresesi, Eski Camii, Melik Tahir Camii, Antik Yol, Miralay Ahmet Bey Camii, Aziz Paulus, Tarsus Müzesi, Eski Hamam, Yeni Hamam, Yarenlik Alanı v.b. görülmesi gereken yerler bulunmaktadır. Tarsus’ta yaşamış diğer tanınmış kişiler ise; Lokman Hekim, Aratos, Çiçeron, Aziz Paulus, Kleopatra, Marcus Antonius, Abbasi Halifesi Me’mun, Kutulmuş Oğlu Süleyman Şah, Şeyh Abdullah Mencek, Karacaoğlan, Rasim Dokur, Sadık Eliyeşil gibi kişiler Tarsus’ta yaşamış ve doğmuş kişilerdir.







Tarsus, sizleri geçmişin gizemine götürecek Anıtlar ve Bayraklar kenti.

CENGİZ BABAEREN
cengizbabaeren@cosmoturk.com


CENGİZ BABAEREN
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU

REKLAM
reklam@cosmoturk.com

İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com

TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32

-->
>