KÖŞE YAZILARI | ÇİSEM SOYLU

Canavarlaşıyoruz!

Derin bir sessizliğe gömülmek istediğiniz anda daha büyük bir keşmekeşin içinde olduğunuzu fark etmek tahmin ettiğinizden daha rahatsız edici olacaktır. (Çisem Soylu)
 
   
 
 
     

Günlük yaşamın içindeki bitmek tükenmek bilmeyen kaosun tam göbeğinde bir an durup dinlenin. Derin bir sessizliğe gömülmek istediğiniz anda daha büyük bir keşmekeşin içinde olduğunuzu fark etmek tahmin ettiğinizden daha rahatsız edici olacaktır. Çevrenizi saran bu sis bulutunun içinde, ne yapacağınızı bilemez halde kala kalacağınıza eminim, tıpkı benim gibi. Susup dinlediğinizde bangır bangır gelen sesler rahatsız edici bir uğultuya dönüşür çoğu zaman, bir an oturup insanları izlemek istediğinizdeyse kalabalığın içinde birbirlerinin içinden geçen şekilsiz yaratıklar görürsünüz ya da sadece anlam veremediğiniz silüetleri.

Günden güne canavarlaşıyoruz. Belki de içimizdeki canavarları artık daha rahat salıveriyoruz. Etrafımdaki insanlar sürekli bir öfke nöbeti içerisinde, zaman zaman ben dahil! Bazı anlarda sanki mutlu olmak için değil de zaman doldurmak için yaşıyoruz gibi geliyor, ömür nöbeti gibi...

Yollar... Hergün bolca zaman geçirdiğimiz, tanımadığımız insanlarla iç içe olduğumuz, nadiren de olsa gülümseyebildiğimiz sonu gelmez yollar. Metrobüse henüz binmeden, önündeki insanları aşarak; "BİRAZ MÜSAADE EDİN KARDEŞİM, ORADA BOŞ YER VAR" diye çemkirip bir parmağını havada sallarken diğeriyle yalnızca bir adımın sığabileceği alanı gösteren öfkeli insanlar... Minibüslerde boşalan yere oturmak için utanmadan önündekileri dürten, sürükleyen, onlardan önce oturduğunuzdaysa kol çantasını kafanıza, omzunuza dayayıp yol boyunca gözlerine "ÇEK ULAN ŞUNU ŞURDAN" bakışını atmanızdan zevk alan insanlar... Arkasında oturduğunuzda yol parasını uzatmanızı rica ettiğiniz, sevgilisine yumulmaktan başını kaldırmayan ve omzuna vururcasına "PARDON, BİR ŞİŞHANE UZATIR MISINIZ LÜTFEN?!" diye kibarca rica ettiğiniz insanlar... Özgürlüğü haklara tecavüz olarak algılayıp her fırsatta sizi duygusal, fiziksel ve bilimum türevlerinde taciz eden özgürlüğün özünden bir haber insanlar...

Sinemada konforundan ödün vermeden bacaklarını omzunuza kadar uzatıp tepkilerinizi son raddeye getirip bağırmanızı bekleyen, sonra da özür dileyen insanlar...

Gittikleri mekânlarda çalışanları kendi köleleri zannedip 5 liralık yemeğe 500 liralık kapris yapan insanlar...

Evine yakın oturduğunuz için sizi şirketin verdiği arabayla "arkadaşlığınıza güvenip" geçerken işe bırakmayı teklif eden, yaklaşık bir hafta sonrasında da ona yüz vermediğiniz için nedense "işi çıkan" ve haber vermeyip işinize geç kalmanıza "neden" olan insanlar...

Birlikte keyifli vakit geçirirken "senden iyisi yok" deyip basit bir gerginlikte düşman kesilen insanlar...

Yanındaki masada oturan kıza gülümseyip 5 dk. sonrasında kadınlar tuvaletinde "BUNUN DA VERMEDİĞİ ADAM KALMADI" diyebilen ve masasına döndüğünde "CANIIIIIM, BU AYAKKABILAR YENİ Mİ? AY BENİMDE BİR AYAKKABI TUTKUM VAR İŞTE, N'APARSIN?" diyebilen insanlar...

Eşinin yaşayacaklarını düşünmeden karşı cinsten gelebilecek en küçük sinyalde şaha kalkan, kendini dünyanın hakimi zanneden aldatmaya her an meyilli olup bir de utanmadan sevgi bekleyen insanlar...

Zaman zaman canavarlaşıyoruz işte. Elinde değil insanın. Görüp duyduklarımıza tepkisiz kalmak ne kadar mümkün bilemem ama zaman zaman canavarlaştığımız kesin. Canavarlaşmayan pamuksu insanlara sevgilerle..


ÇİSEM SOYLU
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU

REKLAM
reklam@cosmoturk.com

İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com

TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32

-->
>