KÖŞE YAZILARI | GABRIELA OLARU

Ben Rektör Olursam

"22 manyağın nerdeyse her gün aynı otobüse binmesi kolay değildir." Gabriela Oana Olaru`nun yeni yazısı...
 
   
 
 
     

BEN REKTÖR OLURSAM

Lise sondayız ve harıl harıl ÖSS'ye hazırlanıyoruz. Biz sınıfça aynı dershaneye gittik ve orda da hepimiz aynı sınıftaydık. 22 kişiydik zaten ve hayatımın en unutulmaz günlerini o zamanlarda yaşamıştım. Ankara'da oturduğumuz semtin sınırlarının dışında tek başına adım atmayan ben, o yıl Kızılay'a tek başıma haftanın 5 günü gidecektim. Oradan büyüdüğüme karar vermiştim bendeniz. Okul çıkışlarında otobüse binip sınıfça dershaneye giderdik. 1999-2000 yılı boyunca, Keçiören-Kızılay otobüs hattını kullanan herkesten özür diliyorum. 22 manyağın nerdeyse her gün aynı otobüse binmesi kolay değildir. Çıkardığımız şamatanın haddi hesabı yoktu ve insanlar nasıl tahammül ettiler, açıkçası aklım almıyor.

Hepimizin hayalinde Boğaziçi, ODTÜ, Bilkent vardı ve deli gibi ders çalışıyorduk. Günde 1000 bilmem kaç soru çözerdim, yolda kelime ezberlerdim ve bulduğumuz tüm deneme sınavlarına girerdik. Zaten sınıftan hatırladığım kadarıyla tek bir fire vermiştik.

Sınavdan sonra apar topar İzmir'e taşınmıştık ve sınav sonucumu İzmir'de öğrenmiştim. Yeditepe Üniversitesi, İngiliz ve Edebiyatı Bölümü'nü, ilk tercihim olarak, Türkiye sıralamasında 1789'uncu olarak kazanmıştım. Bildiğim bir okul değildi, ancak resmini gördüğümde "ben burada okuyacağım "demiştim ve gözüm kapalı orayı tercih etmiştim.

Okuluma aşığım ben, kampüsüme aşığım ben. Dört yılım yurdunda geçti ve bazen halen özlüyorum kampüsümü. Son beş senedir kampus dışında yaşayan bir öğrencisiyim ancak yaz aylarında çimlerine uzanıp da tembellik yapmaya devam ediyorum...

Tam tamına 9 yıl olacak Kasım ayında. Dokuz yıldır hayatım buralarda geçiyor ve mutsuz değilim açıkçası. Üniversite yıllarında hedefim önce öğrenci dekanı sonra rektör olmak derdim şakayla karışık. Ve yine bu yıllarda aklımda akademik kariyer yoktu. Fakat demek ki kalbimin bir yerlerinde bunu o kadar çok istemişim ki, ben farkında olmadan bu yolda ilerliyorum. İster misiniz bir 25-30 yıl sonra Yeditepe'nin Rektörü ben olayım:) Gelin hep birlikte bir bakalım nasıl olur mu:

1. Bir kere sürekli öğrencilerin arasında olurdum, kapım öğrencilere hep açık olurdu

2. Her bölüme ayrı ayrı ilgi gösterip orda okuyan çocuklarla ilgilenirdim. Gastronomi ve mutfak sanatları öğrencilerinin bir kafe projesi var bugünlerde, İdea Kafe, kampüsün dışındalar. Mesela 25 yıl sonra da böyle bir projeyi desteklerdim ve çok daha güzel bir kafa olması için elimden geleni yapardım. Tiyatro bölümü öğrencilerinin senede 2 oyunu çevredeki minikler için ücretsiz oynamalarını zorunlu kılardım

3. Sinema Tv öğrencilerinin kampüs içerisinde geçen ve benim de rol aldığım bir film çektirirdim. (sadece ben değil isteyen hocalar da olur tabii ki de) Mesela bir korku filmi olabilir, veya romantik komedi daha hoş olabilir. Sonra bu filmi Bahar Şenliklerinde kurulacak dev ekranda oynatırdım.

4. Tıp öğrencilerinin çocuk sağlığı üzerinde yoğunlaşmalarını teşvik ederdim, ufak tefek sağlık kontrolleri yapabilmeleri ve kendilerini geliştirmeleri için olanaklar sağlardım

5. Böyle her bölüme özel projeler geliştirip, öğrencilerle birlikte uygulardım

6. Okulun her bir koridorunu bizim Görsel Sanatların koridoru gibi döşer, üstelik çocuklara çay-kahve ikramlarının yapılmasını sağlardım.

7. Okulun her noktasında ders yapılabilmesine izin verirdim ve bölümler arası dayanışmayla gerçekleştirilebilecek yıl sonu ödevleri verilmesini zorunlu tutardım. Fizikçisi, tıpçısı, tiyatrocusu, aşçısı, sinemacısı, hukukçusu, edebiyatçısı, mühendisi, hepsi kaynaşsın, birbirlerinin alanını tanısın desteklesin isterdim.

8. Ortak kumbaralar yaptırır, toplanan paralarla isteyenlerin ve maddi durumu olmayanların eksikliklerini tamamlatırdım.

9. Mutfakları meraklı öğrencilere açar, isteyen aşçıyla birlikte yemek yapmasına olanak verirdim. Yardım etmek istiyorsa etsin... Böylece kızlar yemek yapmayı öğrenirler aynı zamanda..

10. Her yıl kurayla en az 15 öğrenciyi yurt dışına okulun imkanıyla tatile yollardım.

11. Geçen senelerde yine Emin hocam yapmıştı otobüsle Avrupa turu, onu geleneksel hale getirir, her yıl konvoy halinde bu turu gerçekleştirirdim.

12. Kampüsün ortasındaki korulukta bir kürsü koydurtur konuşma yapmak isteyenlere olanak sağlardım

13. Senato toplantılarını canlı yayınla kampüsteki tüm lcd'lerden yayınlatır, öğrenci ve öğretim görevlilerinin de takip etmelerine olanak sağlardım

14. Kampüs bahçesinde sadece köpekler değil, özel bir alanda çeşit çeşit hayvan beslenmesine olanak sağlardım, ayrıca bakım için gönüllü öğrencilere çeşitli burslar verirdim

15. Okulda ki bayan çalışanlarının çocukları için kreş yaptırırdım ve bu minik veletleri de yine gönüllü ablalarla baş başa bırakırdım , ayrıca yaz aylarında bu veletleri kampüs bahçesine salardım, oynasınlar, koşsunlar, güzel sanatlardakilerle elbiseler tasarlasınlar, resimler yapsınlar, gastronominin mutfağında yemek pişirsinler.

16. Okulun çeşitli yerlerinde fotoğrafçılar olacak ve ilginç, güzel olan her kareyi fotoğraflayıp günlük olarak web sitesinden yayınlatırdım.

17. Okul yaşayan bir cennet olurdu, sıcak günlerde kampüsün her alanında kocaman minderler, kablosuz internet olurdu.

18. Kütüphanede yıl boyunca belli bir saatin üzerinde vakit geçirip, kitap alan öğrencilere ekstra bonus not verdirtirdim.

19. Sınıflarda kurdurtacağım canlı yayın sistemleri sayesinde, hocası olmayan veya geride kalan üniversitelere canlı yayın olanağı sunar, ülke çapında ki öğrencilerin eğitimini alabilmeleri için olanak sağlardım.

20. Yaz okullarında ilköğretim çocuklarına yönelik ücretsiz dersler de açardım ve şehir dışından bu derslere katılan miniklere yemek ve yurt olanaklarını sonuna dek açardım.

21. Yıl boyunca misafir öğrenci olarak başka üniversitelerin öğrencilerini misafir eder, istedikleri hocalardan ders almalarına olanak sağlardım.

20. daha neler yapardım neler, benim rektör olmam lazım

En sonunda da tüm üniversitelerde bunları yapabilmek için YÖK başkanı olurdum.

Ve en sonunda üniversite eğitimini eğiterek, öğreterek, sevgi vererek, paylaşarak verdirdiğim için harika bir neslin gelmesine önayak olmanın verdiği mutlulukla yüzümde kocaman bir gülümseme ile ölürdüm.

Gabriela Oana Olaru
gabrielaolaru@hotmail.com
www.gabrielaolaru.com



GABRIELA OLARU
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU

REKLAM
reklam@cosmoturk.com

İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com

TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32

-->
>