KÖŞE YAZILARI | HİKMET SUNER

Dikkatli olun!...

Farkında olun. Ve bir düşünün... (Hikmet Suner)
 
   
 
 
     

Farkında olun.

Ve bir düşünün.

Acaba sizler bugüne kadar kaç KILANGIÇ kovaladınız"

Bana kimsenin işine karışma diyorlar.

Elimde değil karışıyorum.

“felanca hastalanmış”

Arıyorum.Gidiyorum.

Maddi-manevi merhem olmaya çalışıyorum.

Amac, iyiye doğruya,hayra vesile olmak.

HERKES “SANA NE” DİYOR.

Her şeyi önemsiyor,”bana ne” diyemiyorum.

Hiçbir bağım olmamasına rağmen, emanet edilen,dertleşilen her şeyi benimsiyoUM.

“Başına ne geldiyse ‘her şeye maydanoz’ olduğun içindir”diyorlar..

Bana söylenen her şeyi önemsiyorum.

Kendimi sanki görevli hissediyorum.

Ahrete inanıyor,bu dünyada yaptıklarımızın ahrette bizi karşılayacağına,ne ekersek onu biçeceğimize inanıyorum.

Her gece hayırlar yapmak,hayırlara vesile olmak duası ile yatıyor,her sabah da Allah ın önüme fırsatlar çıkarmasını bekliyorum.

Doğru söylemenin bir erdem olduğunu biliyorum.

Doğruyu duymaktan rahatsız olanların varlığını da görüyorum.

Anlatırken net anlatıyorum.

Zaman zaman da tenkit ediliyorum,reaksiyon görüyorum.

Hatta tavır alıp ilişkilerini kesenler bile oluyor.

Ama Allah neyin yanlış neyin doğru olduğunu biliyor.

Bu da bana yetiyor.

“Kadın kocasından dayak yiyiyor.

Kadına yardım ediyorum.

Kocasınla konuşuyorum.

Daha sonra kadın. “kocam sever de döver de” diyor.

Kötü oluyorum.

Her ikisi de gerçeği biliyor, ama, suçlu ben oluyorum.

Suçlu olarak takdim ediliyorum.

Herkes vicdanını benim üzerimden temizliyor adeta.

Olsun..

Ama kimsenin işine gelmese de “doğruları söylemekten” asla vazgeçmeyeceğim.

Kelimelerimizi,huyumuzu,hareketlerimizi yönetebiliriz.

Yürekliysek,naziksek,yardımseversek seviliriz.

Kinciysek,kibirliysek,nankörsek,yalancıysak,entrikacı ve komplocıysak Allah bizi sevmez ,sevdirmez.

Herkese sağlık dilemeli,dostluk etmeliyiz.

Neden bu dünyaya geldiğimizi düşünmeliyiz.

İnsan boşu boşuna mı yaratıldı zannediyor?

Ölümlüsün ey insan.

İnsanın hesabı bu dünyayla ilgili.

Peki ya ahrette?

“Kırlangıcın biri bir adama aşık olmuş.Pencerenin önüne konmuş.Küçük ve sevimi gagasıyla cama vurmuş.Tık..Tık

Adam cama bakmış.Ama içeride kendi işleriyle uğraşıyormuş.

Kırlangıç,

“Hey adam!Ben seni seviyorum. Nedenini niçinini sorma. Uzun zamandır seni izliyorum. Bugün cesaret buldum konuşmaya.Lütfen pencereyi aç ve beni içeri al.Birlikte yaşayalım”.

Adam;

Yok daha neler? Durduk yerde sen de nerden çıktın şimdi? Olmaz, alamam”,demiş.

Gerekçesi de pek sersemceymiş:

“sen bir kuşsun,hiç kuş insana aşık olur mu?”

Kırlangıç mahçup olmuş,başını önüne eğmiş.

Ama pes etmemiş.

Tekrar pencereye gelmiş.Gülümseyerek,

“adam adam aç şu pencereyi,al beni içeri.Ben sana dost olurum.Daima doğruları söylerim.Gözüne girmek için yalan söylemem.Hiç canını sıkmam”

Adam, “yok ben seni içeri alamam,benm işim gücüm var bas git başımdan” demiş hem de kabaca.

Kırlangıç son kez pencereye gelmiş, “bak soğuklar başladı.Üşüyorum.Aç şu pencereyi albeni
içeri.Yoksa sıcak yerlere göç etmek zorunda kalırım.Çünkü ben ancak sıcakta yaşarım.

Pişman olmazsın,seni eğlendiririm,birlikte yemek yeriz,herkes sana yalan söylediği,seni kandırdıkları,doğruları duymaktan korktuğun için, duymak istemediğin şeyleri söylemediklerinden dolayı bak yalnızsın,yalnızlığını paylaşırım” demiş.

“bazıları gerçekleri duymayı sevmezmiş"Adam bu yanlızlık meselesinden içerlemiş.

Pek sinirlenmiş.

“ben yalnızlığımdan memnunum”demiş.

Ve kovmuş.

Kırlangıç çekip gitmiş.

Aradan uzun zaman geçmiş

Adam düşünmüş ve itiraf etmiş kendi kendine;

“hay benim akılsız başım.Nekadar aptallık

ettim.Beklenmedik bir anda karşıma çıkan bir dostluk fırsatını teptim.Niye onun teklifini kabul etmedim ki,şimdi kös kös oturacağıma keyifli vakit geçirirdik birlikte”

Pişman olmuş olmasına ama iş işten geçmiş.

Sıcaklar başlayınca kırlangıçım nasıl olsa gelir,ben de onu içeri alır,mutlu bir hayat sürerim,diye düşünmüş.

Ve çok uzunca bir zaman sıcakların gelmesini beklemiş.

Gözü hep yollardaymış.

Yaz gelmiş.Başka kırlangıçlar gelmiş.

Ama onun ki görünmemiş.Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş.

Boşuna beklemiş.

Kırlangıç yokmuş.

Gelen başka kırlangıçlara sormuş,ama gören olmamış.

Sonunda danışmak ve bilgi almak için bir bilge kişiye gitmiş.

Olanları anlatmış.

Bilge kişi gözlerini adama dikmiş ve demiş ki;

"KIRLANGIÇLARIN ÖMRÜ 6 AYDIR...."

HAYATTA BAZI FIRSATLAR VARDIR, SADECE BİR KEZ ELİNİZE GEÇER VE DEĞERLENDİRMEZSENİZ UÇUP GİDER!

HAYATTA BAZI İNSANLAR VARDIR, SADECE BİR KEZ KARŞINIZA ÇIKAR; DEĞERİNİ BİLMEZSENİZ KAÇIP GİDERLER! VE ASLA GERİ DÖNMEZLER”


HİKMET SUNER
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU

REKLAM
reklam@cosmoturk.com

İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com

TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32

-->
>