KÖŞE YAZILARI | HİKMET SUNER

İnsan

“Neden dikkat edilmez, özen gösterilmez diye de aklımızdan geçer. Aykırı olmak, bir özellik değil ki…”
 
   
 
 
     

Yerine göre giyinmek, yerine göre konuşmak, yerine göre davranmak, görgü kuralıdır. Maalesef ki, kim ve hangi mevkide olursak olalım bunları tam olarak biliyor ve uyguluyor sayılmayız.Bilsek bile uygulamıyor, dolayısıyla da rahatlık, umursamamazlığa ve saygısızlığa dönüşüyor. Kötü de örnek olunuyor.

Yaşam, kuralların uygulanması manzumesidir. Mesela,

Hepimiz camiye gideriz. Cenaze törenine katılırız. Gözümüze, yadırgadığımız hal ve hareketler çarpar, sonra da “Bu kadarına da pes doğrusu” deriz.

“Madem böyle giyinecektin, cenazeye neden geldin kardeşim”,diye içimizden geçirdiğimiz, hatta yanımızdakine fısıldadığımız olur.

Neden dikkat edilmez, özen gösterilmez diye de aklımızdan geçer. Aykırı olmak, bir özellik değil ki.

Turistler camilerimize girerken ayakkabılarını çıkartıp,başına kazağını örtüyor,kurallara uyuyor. Ama bazılarımız hiç de öyle davranmıyor. Saygısızlık yapıyor. Neye saygısızlık?

İnanca, kutsal yerlere gidilirken uyulması gereken kurallara uymayıp, uyanlara ve inananlara saygısızlık.…

Nasıl ki, ellerini yıkamadan sofraya oturmamak gerekiyorsa, çocuklarımıza “sofraya oturmadan evvel ellerinizi yıkayın” diye tembih edip, takip ediryorsak, kurallara uymayanları da uyarmamız gerekir düşüncesindeyim.

Öyle aklına ve işine geldiği gibi yaşayamazsın. Yaşamamalısın.
Yaşarsan ne olur? Yaşarsan saygısız olduğun için “dışlanırsın”.

Evde, dışarıda, her yerde uyulması gereken kurallar vardır.
Ben böyleyim, bana göre böyle deyip, istediğin gibi davranamaz, ağzına geldiği şeklide konuşamazsın.

Konuşursan ve davranırsan ne olur? Aykırı, terbiyesiz, saygısız olursun. Dini konulara inancın olmayabilir, ama saygı göstermek mecburiyetindesin. İkili ve toplumsal ilişkilerde de kurallara uymaya özen göstermelisin.

Nasıl çalışma hayatında işe giriş-çıkış, yemek saatleri bir kurala oturtulmuş ve sen bunlara uymak mecburiyetinde isen, yaşamda da kurallara uymak durumundasın.

Yoksa ben istediğim saatte gelirim, istediğim saatte giderim, istediğim gibi giyinirim, istediğim makyajı yaparım, sakız da çiğnerim, istediğim şeyi de içerim, bağıra-bağıra konuşurum” diyemezsin. Dersen ve yaparsan dengeleri bozarsın, sonunda da işten çıkartılırsın.

Geçen gece bir cenazeye törenini TV seyrederken bu kadar da olmaz dedim. 50’li yaşlarda bir bayan, başı örtülü ama, kısa kollu bir elbiseyle cami avlusunda dikilip duruyordu.
Bu yaşa kadar öğrenemediysen yazık, senin yetiştirdiğin çocuklardan ne hayır beklenir ki diye, içimden geçirdim.
Hadi gençtir felan deyip çocuklara müsamaha gösteriyoruz.
Ama “yerine göre davranmayı öğrenmelisin” demeyi de ihmal etmiyoruz.

Zamanla göre göre öğrenir,yanlış ve doğruyu anlar,manevi değerlere önem verir,ancak “kocaman kadın olmuşsun, cenazeye geldiğinde kurallara uymak gibi bir ahlakın olmalı ve saygısızlık etmemelisin” diye de düşünmeden edemeyiz.
Mesela, gözüme batan hususlardan bazıları,

Başı açık bayanlar, Bayanın tırnakları upuzun ve cart kırmızı.
Tırnaklarına, kendine özen gösteriyorsun da neden toplumsal kurallara uymuyorsun diye adama sorarlar.

Kısa kollu giyerek cenazeye katılmış, ama başını örtmüş.
Elinde sigara cami avlusunda püfür püfür sigara içiliyor.
Yüksek sesle konuşuluyor, zaman zaman kahkaha sesleri de duyabiliyorsunuz.

Kimileri “sinirden gülüyorum” diyor. Yapılan her yanlış için kendimize göre mutlaka mazeretlerimiz vardır. Bazıları vazife icabı, bazıları mecburcu oldukları için, bazıları sırf orada görünmek için, bazıları da Allah rızası adına camide cenaze törenine katılıyorlar.

Kimileri namaza iştirak etmiyor, öylece dikiliyor. Kimileri sadece cenaze namazını kılıyor. Esas olan Allah rızası için törene katılmak, sevap kazanmaktır. Zira, son vazifedir.

Benim bildiğim cenaze töreninde, İnsanlar teessür içindedirler.
Yüzlerinde hüznün ifadesi vardır. Çaresizlik ile teslimiyeti aynı anda görebilirsiniz. Herkes birbirinin elini sıkar, taziyelerini, teessürünü ifade ederler. Fısıltı şeklinde konuşulur.

Konuşulan mevzuu sadece merhum veya merhumenin iyilikleridir. Onların iyi yönleri dile getirilir. Hayır ve iyilikle yad edilir. Dua okunur. Aile teselli edilir.

“Maddi ve manevi yanınızdayız” duygusu hissedilir ve hissettirilir. Saf tutulur. Cenaze eller üzerinde cenaze arabasına taşınır. Herkes omuz vermek için yarış eder. Budur camide durum vaziyet….

Hikmet Suner
hikmetsuner@yahoo.com

 


HİKMET SUNER
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU

REKLAM
reklam@cosmoturk.com

İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com

TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32

-->
>