DİĞER HABERLER

İlk

"Benim yeteneklerim yaşamın kendisiyle ilgili. Dünyadaki tüm acıları ve zulmü görebilen talihsiz bir kavrayışla ilgili" Yeni yazarımız Çiğdem Göksungur'un yazısını okumak için tıklayın.
 
   
 
 
     
İlk

“Benim yeteneklerim yaşamın kendisiyle ilgili. Dünyadaki tüm acıları ve zulmü görebilen talihsiz bir kavrayışla ilgili. Benim yeteneklerim belirsiz. Başarısız bir sanatçıyım, bir sürü delice düşüncesi ve müthiş gereksinmeleri hatta az biraz da mutlulukları olan, ama bunları ifade olanağı olmayan biriyim.”

Yıllar önce bir kitaptan not aldığım paragraf. Eski defterleri karıştırırken karşıma çıkmış, geçmişten gelen bir dostun sana o günleri hatırlatırken “oha falan oldum” cümlesini kurduracağı; senin, benim, herkesin ne kadar farklılaştığını kapak eden anekdot!

(İlk yazıya alıntı ile girizgah en kolayı. Böylece konuyu bağlayabilirim.)

Sonuç olarak yıllar önce de koymuş, okudukça daha da koyan bir giriş paragrafı…
Yeteneklerimin ‘hayatın gidişatına akıl erdirememek’ten, ‘ben bu erkekleri asla anlamıyorum’a terfi(!) ettiği süreci mıh gibi çakıyor beynime. Şimdi paylaşma zamanı!

Yalnızlık ömür boyu

E-R. Emergency Room. Acil Servis. Bulmacalarda çıkan iki harfli, erkek anlamına gelen kelime, rütbesiz asker.
Paylaşacağımız konu bu. Erkekler – bizler – ilişkiler – can simidi ve tabii ki ilk yardım.
Başlıyoruz.
Klasiklerden girip sürrealist biçemde** irdeliyoruz k‘onu’yu.
Ki, oyun ettiğimiz sevgi(li)lerimize küçük bir yara bandı olalım. Hani şu süslü, dinozor desenli olanlarından.
Önce genel geçer kurallar:

Adım 1

İkiz, üçüz, onsekiziz falan doğmadıysanız, bilin ki yalnızız şu hayatta. Bir ilişkiye; abi - kardeş, kuzen balki – kuzen lari, dayı – yeğen, hamili kart – ben diye arkanıza yasladığınız ortapedik yastık muamelesi yapmak, en büyük hatalardan biri. Sevgiliniz, destek ya da köstek her ne haltsa, hiçbiri olmak zorunda değil. Kendi başınıza yaşamayı bilmeden biriyle bir ilişkiye başlamak, sonunda “ben doğmadan ölmüşüm” dedirtecektir...

Adım 2

Sevgi(li), ödenek beklentisi olmadan sanat icra eden, opera gibi bir şey. Sırf tutku adına, kimse sizi umursamasa bile, bir değerinizi bilen elbet çıkar diyerek arya icra etmek gibi… Ona göre davranıp, beklentileri en aza indirgeyerek – yahut aza indirgenmese bile öyleymiş gibi yaparak – yücelen bir kavram. Sevgi(li), beklentisiz, amaçsız, çıkarsız olmalı.
Değil mi?
Sevgi(li)nin arabası yoksa, otobüse – dolmuşa talim ederken, yorgunluktan, aşk biter mi?

Aşk hiç biter mi hatta?
Bal gibi biter…
Bürokrasi yüzünden :)

Arkası yarından da yakın gelecek hafta: Adım 3 – 5 – 7 – 10 = Bürokrasi nedir, yenir mi?

* Elizabeth Wurtzel, Prozac Toplumu, İletişim Yayınları, 1997
** Sürrealist, biçem vb.. kavramlar, entelijansiyaya şirinlik yapmak; oha falan olmak gibi postmodern cümleler ise popülistlere yaranmak için kullanılmıştır.

Çiğdem Göksungur

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU

REKLAM
reklam@cosmoturk.com

İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com

TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32

-->
>