KÖŞE YAZILARI | HİKMET SUNER

Dedikodu ve Gıybet

"İdrakin yüceliğine eremiyorsanız, inkarın basitliğinden sıyrılınız..."
 
   
 
 
     

DEDİKODU VE GIYBET

İdrakin yüceliğine eremiyorsanız, inkarın basitliğinden sıyrılınız.

En büyük zulüm haysiyet sahibi kişilere yapılan bühtanmış. Dedikodui gıybet, iftira elbette bazılarının sermayesi.Bazılarınca da bunları şarkvari kullanmaya kalkmak zeka acizliğinin,karakter yozluğunun soysuzca eblehfiribliğin tezahürüdür mutlaka.

Yazıya dökülmemiş ahlak kitaplarının,örfi hayatiyeti içindedir bunlar.Ama bunlar,pek azı müstesna pek çoğunun meşhulü.Meçhulden sorumlu tutmak tabii abes.Çünkü hepsi saçma yaratık.Hiç özrü yok bunların.Yaradılıştan özürlü.Hem kompleks sahibi, hem spastik.

Bu hal üzere olanlar Allah indinde iki tip ceza ile cezalanırmış.

Biri kahır; İsteklerine,istihzalarına,ithamlarına,vasıta kıldıkları lanetlenmiş bu özelliklerin yarar sağlamadıklarını görünce manevi ızdırap,iç işkencesi,bilvasıta korkular,felç edici heyecanlar kuşatması içinde dizlerin çökmesi ve son anda imana geliş gibi gereksiz özür ve yakarı… İşte kahharlıktan nasibe düşen kahrolma tecziyesi..

Ya ikincisi; Avustralya yerlilerinin bıçağı gibi kendilerine düşünemedikleri kadar misliyle bütün bu ithamların başlarına dönmesidir. Bu aks’in ilahi cezasının temyizi ve affı söz konusu değildir.

Çünkü muhatabın, mazlumun sesi çıkmaz.Dudağının Rabbe ifade ve havalesinin tabii neticesidir. Kul hakkıdır.

Bu cümleler inananlar için ikaz, ibret ve tövbe toleransı.İnançsızlar için ise şahsa ilanen tebliğ.
İnsan ,ifrat makamında zelil ve mecnun olurken,tefrit makamında da eşekten de aşağıymış.

Çünki;

Hayvanatın en aşağısı kabul edilen eşşek bile yaradılışı gereği tüm menfi özellikleri sınırlanmıştır. Mesela, bir eşşek başka bir eşşeğe iftira edemez.

Dedikodu yapamaz. Çekiştiremez. Ayağını kaydıramaz. Şüphe edemez. İtham edemez.

Bu sınır, akıl sahibi, sözde bilgin, güya ahlaklı, şerefli mahluk insan için yoktur.

Seçmesini bilmek lazımdır. Çünkü şeçkin kişi seçilen değildir, seçebilendir. Yoksa güveni duyamaz,sevgiyi tadamaz,cenneti tanıyamaz.

Dünya kurulduğundan bu yana ,ne zalimler,ne hainler,ne nankörler, gelmiş,hepsi de geçmiş gitmiştir.

Kubbede kalan seda . Maalesef net,berrak ya da yalın münferit değildir.

İşte insan, kendine bir sıfat bulmalıdır. Hak etmediğini gasp etmeye kalkarsa, Allah ve kaderi o’na layığını nakşeder.

Kendine güvenen, güveni tanır. Güvenmeyi bilir. Yoksa güvensizlikte ısrar zelilliktir, şerefsizliktir, muvazenesizliktir.

Muvazene gölge ile sağlanmaz. Gölgesini yakalamak için kovalayan hüsrandadır. Ama idrakinde değildir.
Allah bizi güvenenlerden yapsın.

İftira kervanına inşallah aday değilizdir. Hal ve hareketlerimize dikkat etmek kayıt ve şartı ile, Allah nedametsiz tövbeler nasip etsin. Amin.

Hikmet Suner
hikmetsuner@yahoo.com

 


HİKMET SUNER
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU

REKLAM
reklam@cosmoturk.com

İLETİŞİM
cosmoeditor@cosmoturk.com

TEL: (0212) 280 07 00
FAX: (0212) 244 13 32

-->
>